Kontrol Kimde?

Unesco; "Bir insan konfor alanının dışına çıkamıyorsa yaşlıdır." diyor. Diğer ifadeyle; yeni şeyler öğrenmiyorsa, artık şaşırmıyorsa ve çoğu şeyi bildiğini düşünüyorsa yaşlıdır. Bu tanım yaşlılığı bir nicel durum olmaktan çıkarıp nitel bir değer haline getiriyor. Bu tanım doğrultusunda etrafıma bakınca ne de çok yaşlı insan olduğunu görüyorum. Siz de görüyor musunuz? Nice insanlar vardır. 25 yaşında ölür, 75 yaşında gömülür. Görev yaptığım bir ilde yaptığımız bir projenin yurt dışı hareketliliğine katılan bir öğretmen arkadaşım yaşadığı bu deneyimin kendisine çok şey kattığını çünkü tüm eğitim yaşantısı boyunca doğduğu şehirde yaşadığını, evlenip eş durumu nedeniyle aynı şehirde yaşamaya devam ettiğini yaşamı boyunca ilk kez yalnız başına böyle bir deneyim yaşadığını söylemişti. İnanın öğretmen arkadaşımın fiziksel olarak duruşu bile değişti. Kendine güveni geldi ve ondaki bu değişimi hepimiz fark ettik. Konfor alanını terk etme cesaretini göstermişti. Konfor alanı, insanın kendini bulunduğu durumda her şeyi kolay kontrol edebildiğini düşündüğü ve kendini rahat hissettiği psikolojik evredir. Kişi risk almak istemez ve konfor alanında yaşamaya devam eder. Tüm kontrolün kendisinde olduğunu düşünür ama anlatacağım hikayede de göreceğiniz gibi sanırım kontrol hiç bir zaman biz de değil. Kendimize yönelik mikro yönetim anlayışını bir kenara bırakıp bazen kendimizi olayların akışına bırakmamız gerekiyor.

Bahar aylarında verimli toprakların içinde iki tohum yan yana yatıyormuş. Tohumlardan biri diğerine; “ben büyümek istiyorum” demiş. “Köklerimi altımdaki toprağın derinliklerine ve filizimi yeryüzüne göndermek istiyorum. Baharın müjdecisi tomurcuklarım açsın istiyorum.”

Ve büyümeye başlamış. İkinci tohum ise:
“Ben korkuyorum” demiş. “Köklerimi altımda yatan toprağın derinliklerine gönderirsem, karanlıklarda beni neyin beklediğini bilemem. Üstümdeki toprağı zorlayıp yeryüzüne çıkarsam, filizlerim zarar görebilir. En iyisi, burada kalıp beklemek… Büyümek için belki daha güvenli bir zaman bulabilirim.”
Ve ikinci tohum beklemeye başlamış. O sırada yumuşamış olan bahar toprağını eşeleyen bir tavuk, bulmuş tohumu ve bir lokmada yutuvermiş.
Riskleri göze almaktan ve büyümekten korkanları, yaşam bir anda yutuverir. Sevgili dostlar, hiç bir öğrenme ve gelişim konfor alanını terk etmeden gerçekleşmez.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Her yaşam bir yolculuktur ve eşsizdir.